31 Ocak 2010 Pazar

Yarım saattir yatağın içinde debelenip çalan saati erteleyip duruyorum. yapmam gerekenler kafamın içinde dönüp duruyor, sanırım yaklaşık 6 yıldır böyle. ertelenenlerin herhangi birini düşünmek beni yatağın içine daha da bir gömüyor. yapabileceklerimi, yapamadıklarımı, beceriksizliğimi, korkunç şarkıcıları, rezil oyuncuları, götten uydurma senaryo yazarlarını,göt yalayıcı reklamcıları,domalan asistanları,şişmiş dudakları,sivri burunları,fırsatçıları,fırsat vermeyenleri bir miksere koymak,karıştırmak,içmek ve sonra gördüğüm her ağacın dibine işemek istiyorum…
Cumartesi akşamı.12 kişilik doğum günü masası. masadaki neredeyse herkes tanıdık, program sunucusu ve manken sevgilisi, gazete yazarı ve manken sevgilisi,gay olmaktan ve bunu herkesin anlamasından ölesiye korkan ama yaklaşık 32 senedir gay olan ve yanındaki genç erkek sevgilisi,menopoza yeni girmiş durmadan afakanlar basan oyuncu ve benzerleri,masanın üstünde duran yüksek ego dalgası bu gece beni alıp savurup duvardan duvara vuracak çok belli.menopozlu oyuncu ezici gücüyle,unutulmuş kariyeriyle,başarısız sex hayatını yaşamı boyunca kendinden daha genç olan herkesten çıkardığı için ona götürdüğüm her şeyi geri yolluyor bütün gece boyunca,kızarmaktan helak olan ekmekleri tekrar kızartıyor,soğuk olan suyu sıcak istiyor,sıcak olan suyu çok sıcak bulup ılık istiyor,çatalının,tabağının sürekli değişmesini istiyor,şarabı beğenmiyor,yemeği beğenmiyor,masasını beğenmiyor,beni beğenmiyor,her ünlünün yaptığı gibi bunları gazetede yazacağını beyan edip duruyor.ilginçtir ama beni güldürüyor,doğum günü pastasını servis ederken isyanlarıma yeni bir tanesini eklemek için tanık olduğum sahne beni benden alıyor.çok sevgili gazeteci ve program sunucusu bir telefonla manken sevgilisine aynı kanalda iş ayarlıyor,herkes tebrik ediyor,kız en sulusundan bir öpücük veriyor sevgilisine,bizden ikram likörler kahveler gidiyor..bu kadar kısa sürede,bravolar ve alkışlar.
Ayrım yapmaksızın insana olan sevgimin günden güne yok olduğu tam şuanda içinden çıkmak istemediğim yatağıma,ertelediğim çalar saatime,boş baktığım tavanıma,bir gün mutlaka toparlayacağım dediğim odama dönmek istiyorum..

Hiç yorum yok: