6 Nisan 2010 Salı

  'adı samet ti. uzun ve kemikli bir burnu, hafif dökülen saçları, bakımlı tırnakları vardı. jüliet adında da sevimli bir köpeği, gerçi beni kıskanırdı jüliet sametten.. ben o zamanlar 6 yıllık, sonlara doğru sıkıcı olmaya başlayan bir ilişki içerisindeydim..samet le bir ev partisinde tanışmıştık, bana kek uzatmıştı. normalde öyle ilk gece yatağa atabileceğin kızlardan değilimdir ama aramızda inanılması güç bir elektrik olmuştu. .sabah uyandığımda samet in hisarda kısmen boğaz gören evinde uyanmıştım ve kahvaltı hazırlamıştı bana..bütün gün sevişip film izelemiştik, new york ta sonbahar, kasım da aşk başkadır, nothing hill..hayır ağlamıyorum, özlediğim falanda yok ama bunu haketmedim ben, şuanda banka da genel müdür yardımcısı olan eski sevgilimi küçük pipili samet için terk ettim .. barmen bana bir de hanımefendiye viski. adın neydi canım, kolyene bayıldım, sence ben çok mu kiloluyum, biliyor musun beni aldattı hemde benim yatağımda, hemde en yakın kız arkadaşımla. o küçük fahişeyle, o cüceyle aldattı beni. baarmeenn bayanın hesabını bana yaz'...
  nişantaşın da barda yeni başlayan arkadaşımı ziyarete gelmiştim sadece. neden herkes durmadan mojito içiyor geyiği yapıcaktık. ben hesap isteyecektim o da hadi git hesabın felan yok diyecekti, çok geçe kalırsam kapanışı bekleyip personel arabasıyla eve dönecektim, tüm planım buydu. ama tanımadığım sütyensiz, beyaz tişörtlü ve her 10 saniyede bir dudaklarına yapış yapış parlatıcılardan süren bu ablayı dinliorum şuanda ağzımı bile açmadan.. bar da erkek yaş ortalaması minimum 55 ..hepsinin kadir topbaş gibi yapılı dişleri var, genç görünme çabaları motorcu ceket, şapka, beyaz spor ayakkabı, gömlek altı kot pantolondan oluşuyor..ama 50 lik kadın yok pek . kadınların da yaşı maksimum 35..bir viski daha geliyor şu an için tek parça görünen güzel bayandan..'adın ne demiştin...biliyor musun, erkeklerin hepsi aynı. aslında onları düdüklü tencere gibi düşüneceksin bence, evinde hep olur ama pek kullanmak istemezsin. düdüklünün hep bir tehlikesi vardır çünkü, annemin eli yanmıştı mesela, suratına patlayabilir ama onla da pişen yemekler harika olur. anlatabiliyor muyum?, erkekler diyorum düdüklü gibi sanki..çok sıcak oldu di mi burası?, bana ismini yazda seni facebook tan ekliyim, ay bu şarkı bana gelsin'..
  tek bir içkiyle sarhoş oldum herhalde. semt değişikliği travmalara sebep oldu tam şu anda. servis yaparken normalde evindeki moldovyalı hizmetçiye nasıl davranıyorsa bana da öyle davranan bu hatun kişiye ne oldu da dile gelmiş, dost arar olmuş, para saçar olmuş..sevgili abla konuşurken dünyanın en klişe hareketine maruz kalıyorum..bardan içki almaya çalışan hafif kır saçlı zampara omzuma ufaktan çarpıyor..1965 lerden kalma bir hareket, yani abinin gençlik yıllarında gittiği jokey klübünde barda kızlara yaptığından yapıyor bana da. sonra dönüp özür diliyor ve fütursuzca şu lafı yapıştırıyor 'senin gibi genç kızların en büyük hatası ne biliyor musun küçük hanım?..hep yanlış adamları seçmeniz, daha kaç tane kurbağa öpeceksin acaba prens olmasını dilediğin'..ooo gecenin bombası işte bu..elimle ağzımı kapatıp gözlerimi kocaman açıyorum. acaba ablayla abiyi tanıştırıp metroyu kaçırmadan eve mi gitsem, dünden kalan zeytinyağlıları mideye mi indirsem, artık nisan ayı geldi kombiyi mi kapatsam, pier lotiyi hiç görmedim oturup bi çay mı içsem, yarın bu zampara çalıştığım yere gelse üstümdeki önlük ve tişörtle yanına gidip beni hatırladın mı kurbağacık mı desem bilemedim..

1 yorum:

bishopman dedi ki...

kubağa öpünce kurbağalaşanlar da var.