9 Mayıs 2010 Pazar

  Koltuk altı kıllarıyla ucuz deodorantın birleştiği keskin kokunun havada bıraktığı etki metro da nefesimi tutma rekoru kırmama sebep oluyor..havaların ısınmasıyla beraber atlet giyen fantazi erkekler..ülkeler arası değişen doğurgan kadının hayalini kurduğu adam modeli..freudyen söylemler sıkmak bu pazar gününde yapılacak en iyi iş ..çılgınca içinden ekler fışkıran gazetlerin parmaklarımda bıraktığı mürekkep izi beni tasvirlere, teşbihlere sürüklüyor..avrupa da üstünde hiçbirşey olmayan kaslı salopet giyen bahçivanlar..amerika da yol çalışmalarını yapan yine üstlerinde hiçbirşey olmayan ve yine kaslı mühendisler..bizde ise sütçüler, tüpçüler..neslimizin devamını sağlamasını istediğimiz arzu nesneleri..

  ama şimdi cihangir de van kahvaltısı yaparken yer bulamadıkları için ayakta duran bana ve ekmeklerine balla kaymak süren herkese nefretle bakanları incelerken aklıma bir soru takılıyor...gerçekten freud haklımı? onun hastalıklı zihnine göre; tren, büyük balık, pipo penisi simgelermiş...şuanda tüm kıyılarda balık tutan adamların bilgisi dahilinde olan bir düşünce mi bu acaba?..eğer öyle ise kovalardaki küçük balıklar çaktırılmadan denize geri yollanıyor yada büyük balık tutup eve koca bir ereksiyonla gelmek yerine halı saha maçına gidiliniyor..sekizinci çayımı yudumlarken beş dakikadır çayını şuursuzca karıştıran yan masadaki kızı kesiyorum ve şimdiye kadar tüm moda dergilerinin kuruluşlarının 568. yılı olmalarına ragmen her sayılarında neden kadın erkek ilişkileri üzerine sorular sorup buna cevap bulamadıklarını anlıyorum..sexin üzerimizdeki korkunç baskısı..sanki suratımıza devasal bir göt oturuyormuşta biz ne etrafımızı görebiliyormuş ne de sesimizi çıkarabiliyormuşuz...masada biriken susamları parmak ucumla tek tek yiyorum. ısmarladığım türk kahvesini höpürdeterek içerken hala suratımdan gitmiyor endişeli bakışım...bu bize öğretilen mecburi mutlu, güçlü ve her seferinde orgazm olduğu kesin gözüyle bakılan kadın imajının sebebi nereye dayanıyor..hadi at üstünde kılıcını kuşanan adamı anladık, sarı çizmeleriyle karaköy de gururla tuttuğu yavru köpekbalığını göstereni de anladık, futbolda gol atmanın öneminide anladık, birzamanlar pipoyken şimdi kolum kadar puro içmenin maksadını da anladık..peki bize, havva nın kankaları olan biz memeli canlıların derdinin ne olduğunu neden anlayamadık...
   bir izin günü nasıl bu sağlıksız düşüncelerle piç olur diye kendimi eğitme zamanı geldi. haftasonu eklerinin zihnimi bulandırdığı çok net ve falımda uzuuun bir yol çıkmış...hesap lütfen..

Hiç yorum yok: