18 Mayıs 2010 Salı

  ve onlar... geldiler... bohem yaşamların kışın uykuda kalan kısmı, şehir hayatından kaçışın parmak arası terlikle şekillenmiş halleri, biraz hindistan anısı, biraz kuantum fiziği, serin bir kadeh rose...güneşe tapanlar..havaların bir parça ısınması, güneşin bir parça kendini göstermesiyle dükkanın en açık olan, en manzaralı olan yerine oturup sanki 58 yılda bir güneş batıyormuşçasına bu doğa harikasına bakan bir grup unutulmuş yazar mı desem, bir türlü keşfedilememiş tiyatrocu mu desem, hiç ölmeyecekmiş gibi sürekli çimen suyu içenler mi desem, ne desem bilemediğim güneş severler artık aramızdalar..

  güneş kendi seyrinde büyük patlamadan beri batar ve çıkarken nedir bu hezeyanlar anlamış değilim. alkışlamalar, peçeteyle hoşçakal der gibi el sallamalar, ağlamalar...
  gördüğüm anlamsız rüyaların sebebini yavaş yavaş çözüyorum sanırım. Olasılık dahilinde bile olmayan herhangi birşeyi benden talep edenlerin suratına baktığım şaşkın bakışın alt metni hastalıklı zihnimin oyunlarıyla kabus dolu gecelere gark olmama sebep oluyor. eğer bulut güneşin önüne geçti diye ' e şimdi nolucak güneşi batıramadık' diyen biriyle gün içerisinde karşılaşırsanız rüyanızda kasıklarınızdaki sivilceden zekeriya beyaz ın çıkması normaldir sanırım. yada 'channel gözlüğümü sizde unutmuşum eğer bana yok derseniz sizin için hiç iyi olmaz ' gibi bir tehditle karşılaşırsanız rüyanızdaki zekeriya beyaz size dönüp 'cenab-ı hak ramazanda su içmek günahtır diye buyur etmiştir' diyebilir..veyahut 'bazı insanlar mekan sahibi olur, bazıları da o mekanda çalışır hayatları boyunca' gibi ders niteliğindeki söylemlere nail olursanız,sizde rüyanızdaki zekeriya beyaz a dönüp ' hocam ne işiniz var benim rüyamda, ayrıca burda içki satılıyor üstelik ruhsat olmamasına rağmen. peki suyu içmesem ağzımda çalkalasam yine de bozulur mu orucum' gibi sorular sorabilirsiniz...senin yaşındayken ben diyip başarısızlıklarını görmezden gelen çocuklarını eğitmiş halletmişte sıra bana gelmiş dedirten özellike kadın kısmına cevap yetiştirmediğin, tıkandığın noktada, zekeriya beyaz ın sana dönüp şöyle demesi artık çok olağandır 'nefretin kasıklarında kocaman bir sivilceye dönüşmüş, rabbin esenliği üstünde olsun güzel kızım, bir mum yak şimdi kendin için, sırtında bardak çek, zeytinyağlılara şeker koymaktan vazgeç, kalorisiz kek diye birşey yoktur, mevsiminde domates ye, terliksiz yere basma'
pardon bakar mısınız içkilerimizi biz güneş tam batarken alabilir miyiz?

2 yorum:

-2 dedi ki...

şöyle de bir ortam oluşur, ilk defa batan güneşi ölümsüzleştirme seansı sırasında.

http://www.luminous-landscape.com/images-85/photographers.jpg

bi garson dedi ki...

biliyorsun ki bu sayede amatör fotografcı olduk hepimiz..