10 Ekim 2011 Pazartesi

  anlamını yitirmiş ilişkileri tutarlı bir hikayeye dönüştürmek için illüstre ettiğimde, netliğiyle ortaya çıkan resimden memnunmuşum gibi yapmaya başladığım günden beri gülümsüyorum..tebessümüm ise tam bir deneyim..

  muhalif duruşum yanıltmasın kimseyi..açılıyorum ara ara, gevşiyorum, koltuğumda yerimi belirliyorum, hala yolda yürürken aniden arkama dönüp arkamda olan kişiyle iki saniyeliğine göz göze gelip flört ediyorum, kısa etek giymiş kızların dizlerine bakıyorum, dizlerin dirseklerin ne kadar çirkin olduklarını kendime tekrar ediyorum..hareketsiz duruşum endişelendirmesin kimseyi…panzehirim stabil duruşumdur, devinime gereksinim duymayışımdır, konuşmayışım ve uzun zamandır rüya görmeyişimdir..her sabah uyandığımda beyin göçümün yerine gelmesini bekleyişimdir…en zengin kişi en kurgusuz kişidir, şiirseldir, tarihin gücünü takdir edendir, ilkel olandır..
  halet-i ruhiyemin kelime karşılığı tam olarak çevirimiçidir..kırıştırdığım köşeler, arakladığım hazır replikler, anonim anlatımlar, giydiğim payetli elbiseler, ortadan ikiye ayırdığım patrick watson ve midlake plakları hangi eksende olduğumun göstergesidir.. muktedir olanı bulamayışım özürümdür, kusurumdur..
  ihtiyacım olan sonbahar reçetesidir..hangi filme hangi elbisemi giymeliyim, hangi şarkıyı hangi içkiyle dinlemeliyim, köftenin yanına ne yemeliyim??

Hiç yorum yok: