20 Aralık 2011 Salı

  şuan itibariyle şeytanla işbirliği yaptım bayanlar ve baylar, dramatik sahneler tahayyül etsem de becerebilecek gibi görünmüyorum, çünkü ‘sevgili tanrım’ diye başladığım her cümlenin arkasındaki sitcom gülüşmelerini artık duyuyorum..

  özgüvensizlik teriminin üzerine kusup, kendime dönüp olayları içselleştirmem gerektiğini söyleyen arkadaşlarımı çöpe attıktan sonra düşünmeye başladım, yürümeye başladım, bir sigara sardım, bir yudum içtim, bi kaç satır okudum..ne cömertim bu sabah, ne de cimri..sahiciliğimi yitirdiğimden beri kendi omzumu kendim öper oldum…üç yüz altmış beş gün altı saatlik zaman mevhumunun balatlarını duyuyorum bütün beşiktaş ta.. fonda yükselen beatler bazen en güzel anımın habercisi bazen de ölsem sesimi çıkarmam gibi nice acılarımın notalara dönüşmüş hali…şimdi ben bu ruhsuz bedeni alsam, bi kazana atsam, çamaşır suyuna yatırsam, pamuklara sarsam,mandalla uçlarından assam, rüzgara bıraksam sahiciliğim geri gelir mi? …şimdi ben tutsam kendimi omuzlarımdan, şöyle bir sarssam, bir iki tokat atsam, oturtsam karşıma, anlar mıyım külliyatımı?..şimdi ben tencereye koysam zeytinyağını, kavursam soğanları, atsam bi kesme şeker, yapabilir miyim her türlü mezeyi?..komik şeyler yazamıyorum, gülünç olamıyorum, saçlarımı beğenmiyorum, sayıları sevmiyorum, şimdi ben tüm gerçekleri söylesem artık ben bile inanır mıyım?..
  düşük heyecanımın üzerine çektiğim cila, yüz metreden belli olan bütün falsolarım, orta sınıf ahlakımın üzerine dar siyah pantolonumu , ince beyaz gömleğimi giyiyorum..kırmızı rujumu sürüp bütün gece  kızların dudaklarından öpmek için işbirliği yaptığım şeytanla el sıkışıyorum..gösteri bitmiştir, dağılabilirsiniz bayanlar ve baylar…

Hiç yorum yok: