23 Mart 2012 Cuma

   evimde kalmadığımı belli eden yay gibi gergin suratım, taranmamış saçlarım, düşük omzumla, beşiktaş a, 10 metrekarelik krallığıma yürürken her zaman yaptığım gibi düşünmeye başladım..tam olarak nerede yanlış yapıyordum acaba? buluşmalarımın sonunun hüsran olmasının bir sebebi olmalıydı..kendimce, dostlarıma anlattığım hikayelerde,  zaten işe yaramaz boş insanlarla görüşüyordum, böyle olması iyiydi dedikten sonra , eve gidip şişelerce içip, kanlı gözyaşları dökmemin sebebi neydi..bir damla sex? sarılıp uyuma isteği? sadece sohbet? yalnızlık? çaresizlik? ..bana tapan koltuğumda yan yan yengeç gibi bir sağa bir sola dönerken, yünlü çoraplarıma saatlerce bakarken biraz daha düşündüm.. 

  küçük sanayi şehri menşeili bir çocuk olan bendeniz, içince bazı kesim gibi agrasyona bağlamak, terk edildim de zamanında, aman annem babam şöyleydi de,  yok efendim okulu yarıda bırakmasaydım da, garsonluk gibi meslek olmaz olsun da söylemleri sıralamak yerine, aksine son derece konuşkan, eğlenceli ve durmadan kalçalarını sağa sola sallayan biri oluyorum. tabi bu sadece kendimce. bu götten uydurma durumun sözlük karşılığıysa : zannetmek.. hal böyle olunca tabikide karşı tarafa ne yazık ki öyle geçmiyor ve bu yüzden marketten aldıklarımın sayısı bir türlü artamıyor. tek domates, minik süt, 50 gr peynir, 2 elma..kaderime boyun eğip, rüzgar gibi geçti tarzında filmleri evime doldurup göbeğimden de cipsleri hüpletmeliyim sanırsam, bunu hak ediyorum çünkü...genelde eteğindeki taşları dökmeler bir yıla yayılır ve buna ilişki denir..bunu da yanlış anlayan ben , paket program yapıp iki saatte ne var ne yok kusuyorum..ne kadınsal numaralar, ne göz süzmeler,ne saçlarımı sağdan sola savurmalar, ne de aptalca yapılan esprilere gülümsemelerin esamesi bile okunmuyor.. hayatımın;  hem reel hem de mecazi anlamda kendimi parmaklamaktan daha ileri gidemiceğini artık biliyorum..

 erken müdahale:  bilincimin geçici kısmında da olsa, zalimce güzelliklere yer vermemeye and içtim, fazlasıyla yer kaplayan hacimli duyguları elimin tersiyle itmeye yemin ettim, bana üç kadeh verin bakın neler oluyor ergenliğini kendime saklicağıma söz verdim..kulaklığımın tekini uzatmaktan bir adım öteye geçemiceği hakikati ile yüzleşiyorum…coğrafyam düzlük, iklimim ılık, inancım da gittikleri doğrultuda değil, ben kalmayı tercih ettim şeklinde ilerliyor demiş miydim daha önce?..o zaman diyorum..


Hiç yorum yok: