8 Temmuz 2017 Cumartesi

   

     birbirine hiç değmemiş hayatlarımızı,üst üste, iç içe koyma isteğiyle doluyum. bu sefer aylardan temmuz ve bu yokuşun dibi çirkin güneşe ve sıcaklığına varacak gibi.

     farklı disiplinlerden, farklı koordinatlardan gelsek bile tabiatımız gereği içimizden dışarı taşan kaygıya tutulan bir fener arıyoruz. çoğul ekler gölgeliyor neyseki bireysel cümlelerimi. kafamı tutup yere bastırmak ve temize çekmek istiyorum hakikatımı, sonra kuvvetli bir melodi, sarsıcı bir rüzgar tek kişilik krallığımı yıkıp geçiyor, balmumu ile kaplı bedenim kıpırdanıveriyor ve kalbim tam şuramda hatta buramda atmaya başlıyor.

    beni heyecanlandıran kan akışımı hızlandıran ne idi? doğanın kendisi mi yoksa kendimce uydurduğum ihtimaller mi? kendi kalbimi kırdığım gibi onarabiliyorum. almayı unuttuğumu düşünülen tüm nefeslerle yeniden doğuyorum,tuttuğum tüm soluklarla tamir oluyorum.



Hiç yorum yok: