21 Ekim 2010 Perşembe

  iyi bir hikaye anlatmak istiyorum bugün..nerden başlamalıyım..kutsal kitaplardan alıntılarla mı girmeliyim, retorik sanatçılarından söylevler mi sunmalıyım, biraz goethe, biraz sartre,  biraz dante ye göndermeler mi yapmalıyım. bunları anlatırken ajda pekkan dertliyim arkadaş plağım binlerce kere dönse mi bilemedim..bildiğim tek şey kabalcı da kokladığım çilekli silginin bana anlattıracağı hikayenin hiç bu kadar entelektüel donanımlı olmayacağıdır…
  zeka seviyem nerdeyse bir bezelyenin ağırlığı kadarken aşık olmuştum ilk kez..balkonda onun geçmesini beklemek benim mabedimdi..karnede 7 zayıf, birden 10 kilo vermeceler, akrostij şiirler, akne krizi ve ergen çirkinliğiyle geçen gençlik yıllarım…parmağımda hala devvv büyüklüğünde  tek taşın eksikliğini hissettiğim 30 larımda annemim koca istanbul da birini bulamadın mı sorusunun 9. senesine girmiş bulunuyorum …elinden tuttuğum yada uzaktan sevdiklerimin hepsi benden sonra kendilerine en iyilerini ve en doğru olan kişiyi buldularsa benim günahım yalnız olmak sanırım…öpüşürken memeleri ampul gibi olanlara emanet ettim tüm sevdiklerimi, mini etek giyip bütün gece eteği çekiştirenlere bıraktım tüm bebişlerimi, küçük bakir kız ayaklarına yatanların kollarına ittim canlarımı…sizindir hepsi…
  iyi bir hikaye anlatmak istiyorsan sevgili küçük garson kız, kısa ve net olanı seçeceksin…ben bugün elmalı ve  tarçınlı turtayım, hem de  mutfak penceresinin önünde soğumaya bırakılandan…


1 yorum:

Adsız dedi ki...

epey bi iyi. gün geçikçe gerçek cevher ortaya çıkmaya başlıyor.devam...