20 Ocak 2011 Perşembe

  meydandan düz git, pideciden sola sap, okulu geç, yokuşu çık, otoparka sırtını ver işte karşıdaki daire... 3. kat, zile bas ve suratındaki salak sırıtmayı da bi yerlere at.

  siyah dar pantalonu ve ipek beyaz gömleğiyle karşımda. elimdeki ortalama ucuzluktaki kırmızı şarabı alıp müziğin sesini kısıyor..the xx crystalısed çalıyor tam o esnada...'şarabın tadına bakmak ister misin' diyorum ben elinde eros un okunu tutmuş bir şapşal gibi..
'benim için hepsi birbirine benzer, ayrıca siktiğimin işinde kurduğun cümleleri bu evde kuramazsın' diyor..tam bir aptalım..ışıkları kısıyor ve bi sigara sarıyor..ince zarif bir sigara..ayağındaki çift tokalı kahverengi oxford ayakkabıları çıkarıp kenara atıyor..uzun siyah saçlarını yavaş bir şekilde kulaklarının arkasına götürürken 'seni ilk gördüğümde senden hiç hoşlanmamıştım, aslına bakarsan hala hoşlanmıyorum ama şu sigara bittikten sonra üzerindeki çizgili tişörtü çıkartıp sana sıkıca sarılmayı ve uyumayı hayal ediyorum'..bunları söylerken eğiliyor ve gömleğinin içine giydiği siyah sütyenin dantelleri görünüyor. yanlış olan hiçbişey yok gibi buraya kadar. zevkle döşenmiş bir evdeyim, uzun cümleler kurmayan ve kıpkırmızı dudakları olan biriyleyim, kafam alabildiğine ilerlemiş, netlik abidesiyim..ama sıralama neydi unuttum..ilk gece mi sevişmicektim yoksa asıl ilk gece mi o gömleğin düğmelerini açacaktım?..'kendini nasıl hissediyorsun' diye sordu.. 'bir fransız kadar yalnız ve çekici, bir ingiliz kadar beyaz ve mesafeli, bir alman kadar içki sever, bir amerikalı kadar aptal, bir türk kadar idealistsiz ve başarısız, bir italyan kadar androjen ve eşcinsel'..
  ufak bir tebessüm etti. 'artık rüyalarınla normal yaşantını ayırt edemicek kadar zaman kavramını yitirmişsin sanırım, 08:45 e kurduğun saat birazdan çalacak ve tişörtünü pijamanın içine koyup yalnız uyuduğun gerçeğiyle yüzleşeceksin..buarada sana tavsiyem daha az iç,  bence ilk geceden seviş ve beni dantelli iç çamaşırıyla hayal etmekten vazgeç..'

7 Ocak 2011 Cuma

  murat bey, çirkin karısı banu hanım ve korkunç iki küçük kızları…

  otomatik açılıp kapanan sensörlü dolaplar, bir tuşla öğütülen çöpler, bokunu görünce kendiliğinden çalışan sifonlar, parmak izinden kapanan araba bagajı murat bey in taşaklarını yerinden oynatmaya yetiyordu..göz teması kurmadan insanın alnına yada çenesine bakarak konuşan murat bey toplum tarafından kabul görmenin, bir gruba dahil olmanın verdiği ereksiyonla yaşıyor, bulduğu her deliğe minik pipisini sokmasının hayali bile ona iyi geliyordu..benzin istasyonlarının tuvaletinde çabucacık 31 çekiyor, özellikle kasiyer bir kızsa ellerini yıkamadan, aldığı çikolatanın parasını uzatıyordu…
  iki tane insan olmaktan uzak 6 ile 4 yaşlarında kızları vardı murat bey in..çığlıklar eşliğinde her istedikleri yerine gelen kızların kola ve hamburger yemekten ön dişleri çürümüştü..karısının sürekli ağzına vermekten konuşamayan eşi banu hanım tüm çirkinliğine rağmen gündelik hayatının boşluğunu ve acısını hergün gittiği mekanlardaki garsonlardan yada satış elemanlarından çıkartıyordu..banu hanım ın hiç arkadaşı yoktu..sürekli gittiği yerlerde kendine benzeyen korkunç amcık kızları bulup onlarla dostluk kurmaya çalışıyor ama arada da ezmeyi ihmal etmiyordu..
  murat bey haftada bir yada iki kez açılışlara, davetlere gidiyordu..eğer satın alınabilecek sanatsal bir aktiviteyse o geceye dair en büyük sanat eserini satın almaktan kaçınmıyor, kendi kendine açılan arabasının bagajına yerleştirirken bir yandan da bamya pipisini avuçluyordu…beyaz don giyen murat bey karısından nefret ediyordu. genç, çirkin ve varlıklı karısı yerine dün gittiği restoranttaki kumral garson kızın yatağında olmasını yeğliyordu..ama sağ tarafında ilişkilerine heyecan katsın diye her gece tuhaf iç çamaşırları giyen karısını görünce sevişmek yerine adeta japonlar gibi intikam alırcasına banu hanım ı sikiordu. gözünün önüne kumral garson kız gelince de yavaşlıyor ve karısına sarılıp uyuyordu, fonda canavar kızlarının çığlıkları da hiç ama hiç eksik olmuyordu..
   ocak 15 itibari ile merkür elini götümüzden çekiyormuş…anamızı siktin attın zaten, istersen sonsuza kadar yatağımın sağ tarafını alabilir ve bana her yerini dayayabilirsin merkürcüm..